Allgemein

Vitamin D

Bizi hasta eden gerçekten güneş mi?

Maalesef günümüzde güneşle olan şifa dolu ilişkimiz bir karalama kampanyasına kurban edilmiş vaziyette. Asırlardır güneşle barışık neslini sürdüren bizler, birden güneşten korkacak ve uzak duracak hale geldik. Bunun bedelini D vitamini eksikliği ve beraberinde artan birçok hastalıklarla ödüyoruz.  Kimse koruma faktörü 30, hatta 50 olan koruyucular olmadan çıkmaz oldu. Söylenenin tam aksine, güneş değil güneşsizlik bizi hasta eder! Bunu destekleyen birçok araştırma var.

İlginç olan ise, seneler önce bu güneş korkusu yayılma sebebi insanlığı cilt kanserinden korumak olması. Fakat cilt kanseri azalmadı, tam aksine kanserlerin hepsi patladı! Bunun sebebi de D vitamininin insanoğlu için hayati önemi ve insan vücudunun D vitamini sentezlemek için güneş ışınlarına ihtiyaç duyduğu gerçeğinin göz ardı edilmesi idi. 

Size önerim, yaz aylarının sağlığınız için önemini anlayın ve güneşlenin! Ama doğru bir şekilde. Devamında buna değineceğim.

Vitamin D

Söz konusu olan öyle önemli bir hormon ki, yaklaşık 3000 genimizi etkiliyor. Bu sayı da tüm genlerimizin % 10’u anlamına geliyor. 

2006 yılında, D vitamini ve kanser arasındaki ilişkiyi araştıran kapsamlı bir araştırma yapılıp yayıldı. Çalışmanın sonuçları sadece vücudun vitamin D rezervlerini dolu tutarak kansere yakalanma riskini % 60 düşürdüğü ortaya çıkmıştır. Bu arada ironiye dikkatinizi çekmek istiyorum. Cilt kanserinden korunmak adına güneşten köşe bucak kaçmak kanserden korumaz, tam aksine neredeyse tüm kanserlere davetiye çıkarır.

Vitamin D eksikliği uzun vadede sadece kansere yakalanmamızı sağlamaz, bunun yanı sıra birçok hastalığa davetiye çıkarır. “Güneş girmeyen eve doktor girer” diye bir atasözümüz var bilirsiniz. Güneş olmazsa, ve ya yetersiz D Vitamini alıyorsak bağışıklık sistemimiz çöker, depresyona gireriz, kanser olarabiliriz, osteoporoz oluruz, tansiyon hastası oluruz, kalp krizi geçiririz hatta romatizma hastası oluruz.

Size bir başka kapsamlı araştırmadan bahsetmek istiyorum. Bu çalışma çerçevesinde isveçli bilim adamları 25 ile 64 yaşları arasında 26.000 kadının güneşlenme alışkanlıkları 20 yıl boyunca incelenmiştir. Çalışmanın amacı güneşin sağlığımız üzerinde oluşturduğu risk faktörlerini karşılaştırmasını yapabilmekmiş. Özellikle açık tenli kadınların çok fazla güneşlenmenin ölümcül bir cilt kanseri olan melanoma riskini arttırdığını biliyoruz ve zaten bu güneşden korkutan kampanyaların çıkış noktası da budur. Çalışmanın sonuçları düzenli güneşlenen kadınların daha uzun bir yaşam sürdüğünü ve güneşten kaçanların kalp krizi ve kanserden ölme riskinin önemli oranda arttığını göstermiştir. Hatta araştırmaya göz atarsanız, güneşsizliği sigara içmeyle kıyasladıklarını ve en az onun kadar tehlikeli olduğunu belirttiklerini görebilirsiniz.

Güçlü bir bağışıklık sistemi için Vitamin D şart. Kanserden gribe tüm hastalıklara karşı en etkili savunmamız güçlü bir bağışıklık sistemidir. Peki, bu bağışıklık sistemi için D vitaminine ihtiyacımız olduğunu biliyor musunuz? D Vitaminin bağışıklık sistemini aktive ettiği ilk olarak 2010 yılında yayınlanan bir araştırmada bilimsel olarak ispatlanmıştır. Söz konusu çalışma bağışıklık sisteminin en güçlü savunma mekanizması olan T hücrelerinin harekete geçmesi için D vitaminine ihtiyacı olduğunu gösteriyor.

Gıdalar yüzde 10’unu karşılıyor

Somon, ton, uskumru ve palamut gibi yağlı balıkların yanı sıra yumurta ve karaciğer D vitamini bakımından zengin kaynaklar oluşturuyor. Besinlerimizde eskisi kadar D vitamini olmadığını biliyorsunuz. Sağlıklı ve çeşitli beslenen bir insan günde yaklaşık 100-150 ünite D vitaminini gıdalar yoluyla alabilir. Bu da yetmezmiş gibi bir de üstüne güneş fobisi eklenince durum iyice vahim bir hâl aldı.

Nasıl güneşlenmeliyiz?

Öncelikle şunu bilmelisiniz: Sadece güneşlenmek yetmez, mutlaka gıda üzerinden de D vitamini almalıyız. Gıdalarla alınan D vitaminin aktif formu değildir. Güneş, aktif olmayan D vitamininin aktive olmasını sağlar. Kötü beslenmenin ve güneşten uzak bir yaşamın bedelini vitamin rezervlerimizin boşalması ve kanserden depresyona tüm hastalıklar artışa geçmesiyle ödüyoruz.

Hangi saatte güneşlendiğiniz önemlidir. Güneşin tepede dik olduğu saatlerde UV B ışınları gelir ve D vitamini sentezini sağlayan da bu ışınlardır. Diğer vakitlerde güneşin yatay geldir ve bize UV A ışınları gelir. Kanserojen olan UV A ışınlarıdır be bunlar D vitamini sentezlemez. Özetle, vücudunuzda D vitamini sentezlensin istiyorsanız, güneşin tepede dik olduğu saatlerde; gölgeniz boyunuzdan kısa iken güneşlenmelisiniz. Yanlış anlaşılmak istemiyorum. Kimseye gidin yanın, kavrulun demiyorum. Ama ten renginize göre günde 20-30 dakika güneşlenmek yeterlidir. Fakat güneşlenirken güneş koruyucular D vitamini alımını engeller. Acıklaması da oldukca basit: D vitamini yağda çözünür ve siz vücudunuza yağları sürüp güneşlendikten sonra duşa girince alabileceğiniz fayda akar gider. Tamam diyelim, güneşlendiniz. Sakın hemen ardından duş almayın. Vücudunuzda vitamini sentezlemesi hemen cildin üst tabakasında oluştuğu için bir süre verin. 

Güneşimiz maalesef eskisi kadar masum değil. O da yine bizim marifetimiz de… her neyse. Bu nedenle riskli saatlerde güneşlenmeniz sakıncalı. Gün boyunca evinizin, ofisinizin ya da aracınızın camından gelen güneş ışığının da D vitamini almanıza hiçbir katkısı olmayacağını çünkü camın ultraviyole B ışınlarını filtrelediğini hatırlatmak istiyorum.

D vitamini seviyenizi biliyor musunuz?

İdeal D vitamini değeri 80-150 ng/ml olmalıdır. D vitamini seviyesi 20-50 ng/ml aralığın alt sınır olarak verildiğine bakmayın, bu aşırı düşük bir değer. Ölçümlerin mevsim değişiklikleri göz önüne alınarak yılda en az iki kez yapılması ve doktor önerisi ile takviye kullanılması önerilir.

Diyelim ki yaz güneşiyle doğru güneşlenme ile 200-300, doğru beslenme ile de 100-150 ünite D vitamini alınıyor. Hal böyle olsa dahi geriye ortalama 700-800 ünitelik bir bir açık kalmaktadır. Bu aşamada vitamin takviyelerine ihtiyaç duyulur, hatta kaçınılmazdır. Bunun için D vitamini tahlilini yaptırmanızı ve takviye ihtiyacınıza göre doktorunuz tarafından D vitamini desteği almanızı tavsiye ediyorum.

Vitamin D ve Zayıflama

D vitamini kilo vermeye yardımcı olur mu? American Journal of Clinical Nutrition’de yayınlanan bir çalışmada, D vitamini eksikliği olan kadınların genellikle kilo veremediklerini açıklamıştır. Hem kalsiyum hem de D vitamini kilo kaybı üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. D vitamini eksikliği, obezite ile ilişkilidir.

Başka bir çalışmada, 218 kilolu ve obez kadınlar bir yıl boyunca takip edildi. Bir gruba D vitamini takviyesi verilirken diğer grup plasebo (etkisiz bir ilaç) aldı. D vitamini alan kadınlar kilo kaybı konusunda açık arayla daha büyük başarılar elde ettiler.

D vitamini kilomuzu etkiler ve kilo vermenize yardımcı olabilir. Bunların yanı sıra vücut D vitamini bulunmadığında yağı daha kolay depolayabilir.

Ek olarak, açlık ve iştah hissini artırabilir, bu da kilo vermekte en önemli etkenlerden. Bunun nedeni, beyin hücrelerinde doygunluğu kontrol eden D vitamini reseptörleri olmasıdır. Düşük D vitamini alımı, bu hücrelerin aktive olmasını önler ve bunun tersine normal bir iştah düzeyi ve sağlıklı bir açlık hissi sağlar.

Bir diğer artı vitamini kaslar üzerindeki olumlu etkisidir. Kilo vermek için, kişinin fiziksel olarak aktif olması veya spor yapması gerekir. Kalsitriol kas gelişimini destekler, protein sentezini arttırır. Kasların büyümesi için önemli olan daha fazla protein oluşur. Ek olarak, D vitamini, kas yapısının temel hormonlarından biri olan testosteron sentezleyen hücrelerin aktifleştirilmesinden sorumludur. Testosteron anabolik bir etkiye sahiptir ve kas gücünü arttırır. Genel olarak, D vitamini fiziksel performansı artırır ve kasların yenilenmesini teşvik eder.

D vitamininin ayrıca kolesterol düşürücü ve metabolizma hızlandırıcı etkisine sahiptir. Yani, vücutta yetersiz D vitamini bulunduğu durumda hücrelere daha fazla yağ girer. Üstelik metabolizma hızı yavaşlar, enerji tüketimi düşer ve yağ yakımı zorlaşır. Bu, kilo vermede veya kilo almada daha zahmetli bir hal alır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s